> Perspektif
> Dialog
> Etkinlik Analizi


Bölüm Editörü
Uğur Şeker














 
Ali Dur
 
ali.dur.mim@gmail.com

"YENİ"DEN ÖĞRENCİ SORUMLUDUR 1 Mayıs 2007

Yazının konusu ve başlığı, genelde Mimed 2007 Öğrenci Ödülleri kolokyumu ve ödül töreninin ertesinde 102 no’lu salon içinde başlayan düşünmelerin, tartışma ve fikir alışverişlerinin bir sonucu olarak çıkmıştır. Genel olarak belli bir memnuniyetsizliği sezmek ve etrafınızdakilerle paylaşmak kolay iken, bu çeşitlenebilen memnuniyetsizliklerin bir kısmını aynı zamanda jüri üyesi olan sevdiğimiz bir hocamız, düzenleyici hocalarımız, başka öğretim üyeleri ve arkadaşlar olarak tartışma olanağı bulduk. Bu süre içerisinde, jüri çalışmasında belli kriterlerin bazı filtreler eşliğinde bazı projeleri elediğini(ya da “dışarıda” bıraktığını); bu elemenin ne ile ilgili olduğunu, ne kadar doğru(aslında “samimi”) olduğunu ve bu durumlardan proje sahiplerinin neler çıkarabileceğini(ya da “çıkarma gereksimini”) konuştuk.

Projelerin “fikir:konsept ve ileride:uygulamaya yönelik” diye net ayrımı,eski kafalar açısından açıkçası beni şaşırtmamakla beraber, bunlara eşit yaklaşım sergilendiği durumunun; devreye paftaların okunabilirliği girdiğinde ne kadar eşit olabildiği düşündürücüdür. Paftaların okunabilirliği ile jürinin görsel alışkanlıklarının ve “eski”liğinin ilişkisi de bence hususidir. Ayrıca “her projenin gerekli anlatımı o proje ile alakalı olabilir” fikrine sahip iken, kriterler arasında gerekli “çizim” lerin aranması belki de yazının başlığına giden yolda beni hızlandırabilir. Kendimi bu tartışmaların arasına olgunca sokabildiğim düşünme süreçleri de özellikle 3. ve 4. kategoride başarı ödülü alan projelerin sunum tarzını incelediğimde ortaya çıktı. Çevremdekiler tarafından da net okunabilen, jürinin “teoride” aradığı ilk fikir-proje arası geçişin pratik olarak “0”  olduğu paftaların yarattığı bu tezat; doğruluk(samimiyet) konusunda fikir verebilmektedir. Bundan sonra, bu durumu yaratan sürecin o “anlaşılmama filtresi” olduğunu üzerinde duruldu ve yorumlar bunun üzerine yapıldı. Bu arada jürinin 300e yakın proje ile başa çıkabilmesinin zorluğu konusunda hemfikirdik. Bu nötr durumdan sonra röportörlüğü bırakıp, sohbetlerin ekseninin bilindiğini varsayıp yorumlara geçeceğim. 

Öncelikle, jüri kafasının içerisinde sonradan fark ettiğimiz ikili ayrımı kolokyum konuşmasında dinledikten sonra tekrar sohbetin içerisinde –sonradan düşündüğümde- bulabildim. Bizler bir süre kendi projelerimizi aynı grubun içerisine alıp “kazanmayanlar” olaraktan, kazanana karar verenlerin düşüncelerinden tavsiyeler alır halde idik; ama kazananların da tamamen arkasında durabilen kimseler de yoktu. Evet, “projem anlaşılmadı” diyenlerin söyledikleri önemli cümlelerinin arasında; kendi durumlarını da düşünmeleri önemli. Fakat bu düşüncelerin, “jüriye göre” işlemesi ya da bir “orta yol” durumuna, aslında her şeyi değiştirmekten yükümlü genç beyinlerin bu yola sokulmasına yol açması daha önemli bir konu olabilir diye düşünüyorum. Bizce, esneklik konusunda kendilerinden bekleyemeyeceğimiz “konumda” ve “yaşta” olan bir kısım jüri üyesinin böyle kararlar verebilmesi doğaldır; fakat bence gene de o “kazanamayanların” kendi durumlarını sabit ve doğru görmesi yanlıştır. Ancak bu yanlış durumun tersi, jüri kafasının içindeki asıl ayrımın sonucu olan ve “alışılmış görsel hafıza + kafalardaki eski mimarlık/temsil şekilleri” yüzünden anlayamayıp “grafik ağırlıklı:fikir düzeyi” olarak gördükleri projeleri “net okunur:uygulanır” ‘gri tonlu-karelere ayrılmış-bol render’lı’ hallere getirmek olamaz. Bu ayrım, eski kafaların en kolay-klasik açıklaması haline gelmiş; bizleri proje anlatımından çok projelerimiz üzerine geri düşünmelere, jüriye göre şekillenmelere ve o kafaları kuvvetlendirecek ‘tip pafta’ üretimlerine götürecektir. Böyle bir üretim ortamında ve yarışma düzeyinde, yeni gelecek jürilerin “yeni”liği güçlü şekilde tartışılır olacaktır. Sonuç olarak, aslında kafaların değişmesi ve “yeni” den sorumlu olan genç öğrenciler, kendilerini ya plotter’lardan o gri paftalardan çıktı  alırken(gri ile sorunum yok sadece temsil :)) bulacaklardır ya da sayıları ve inançları azalarak jüri kafasındaki “grafik-fikir” paftalarına gireceklerini bilerek, kolokyum sonralarında üzerilerine gelen tüm eleştirilere sessiz kalacaklardır.

Oysaki eleştiri, yeni’yi aramaktan sorumlu olan öğrencinin aygıtıdır; tavrıdır. Jüri içinse, 2 render içeren bir paftayı, tek kesitli bir projeye tercih etmek anlaşılır olabilir. Fakat içerisinde renkler bulunan, “acaba başka nasıl anlatılabilir?” diye düşünülmüş bir kesite veya plana “grafik ağırlıklı:fikir” diyen ve görmeye alıştığı kesit şekilleri yüzünden onun bir kesit olduğu bile fark edemeyen jüri; değişmeye mahkumdur. Bu değişimin gereği de o kesitlerden daha çok karşılarına çıkmasıdır. Bu değişim sonunda, dediğim gibi kendisini aslında “doğru” görmeyen öğrenci en azından o “yeni” kesitinin daha da iyi nasıl anlatabileceğini konuşabilecek ortamı yakalayabilir. Ve mimarlık öğrencisi, “jüriden” gerçekten yararlanıp başka “yeni”lere sorumluluğu doğrultusunda yol alabilir. Öğrencinin jüriye yaklaşması düşünülemez; yaklaşacak olan jüridir ve öğrencinin yaklaşacağı sadece “yeni” dir. Bunun yolu da paftaları kalıplara sokmak değil, “düşünmek”tir.-ve tabi önceden öğrendiğimiz gibi tekrar düşündüğümüzün üzerine düşünmektir:)-    
Ki son ve paralel olarak, biz mimarların “düşünen” kişiler olduklarını öğrendik; “bina yapan” değil. Bu yüzden mimari proje yarışmalarının arasında, genelde bir tam yarıyıllık süreçlere bakan ve eğitim bakış açılı olan böyle bir yarışmanın,(özellikle gözlemlenen 3. ve 4. başarı ödüllerinde) “binalara” ve “vaziyet planlarına” ödüller vermesi/vermiş gibi anlaşılması sanırsam çevremi ve beni; okulun en az kullanılan boşluğunda ve belli bir ses düzeyinin üstünde caz çalınan güzel bir pazartesi akşamında üzmüştür. Bu bir öğrenci yazısıdır, teşekkür ederim.


  Taskisla.net'in gelişimi için siz ziyaretçilerimizin yorumları çok değerli.
Lütfen aşağıdaki formu kullanarak yazı hakkındaki fikir/eleştirinizi
taskisla.net ekibine ve yazara gönderiniz.

Ad Soyad: E-Mail: 
Yorum:
 
   

Yukarı  |  Önceki Sayfa




Best viewed in 1024*768 resolution. Click here to learn what resolution you're using.

advancity